SON DAKİKA

Muhteşem Hikayeler

    2011-03-27 / 21:34:32
    0 Yorum

Yine uzuuun bir ara verdik ama, haksız mıyım, bu köse yazarlığı beni geçindirmiyor... Ben de başka işler yapıyorum... Ne mi yapıyorum?  Dantel örüyorum, mantı büküyorum, bunlar için sipariş alıyorum... öööff yalanlara bak, benimki tembellik sevgili okur... çünkü; her pazar yazacağım yazı bir gece evvel başımı yastığa koyduğumda abartmıyorum cümle cümle dökülüyor... Bilen bilir; benim, kendimi bildiğimden beri uyku sorunum vardır; vaktinde yatmazsam sabah ezanına kadar ayakta kalırım ve bu haftalar boyu devam eder... İşte böyle cümleler, konular aklıma geliyor ama, ben akıl ve de beden sağlığım, hatta göz altı torbalarımın iyiliği için  “amaaan, hele bir uyuyayım da sabah nasıl olursa hatırlar yazıya dökerim” diye devrilip yatıyorum... Sabah da tahmin ettiğiniz üzere gece zihnimde canlandırdığım hiçbir şey aklıma gelmiyor...

Ama bugün azimliyim, kararlıyım bu yazıyı pazartesiye yetiştireceğim çünkü çok doluyum... Neye doldun şekerim, derseniz efendim;  tabii ki bu dünyada  benden başka köşe yazarları da var, hem onlar bu işten para da kazanıyorlar, neyse işte yine onlardan biri: Pınar Reyhan...

Bu güzel kadın Hürriyet’te ekte yazıyor... Kendisi aynı zamanda bir anne ama, ne anne… Eminim fotoğrafını görmüşünüzdür... Tam 4 çocuk doğurmuş ... Şimdi bizim burada kızı alıyorsun, bir naz bir naz, zaten öptürüp koklatmıyor bir de doğurunca oluyor sana yeni dünya... Güzelim hani incecik belin, dümdüz karnın ... İşte genel Türk kadınının hali bu... Benim de bundan kalır yanım yok... Evleneli ve doğuralı tam 10 kilo aldım ve kaldı... Şimdi ne diye bahsettim bu kadar, bu güzel bakımlı, yetenekli hanım -ki kendi blogunda her şeyi yemeklere kadar paylaşıyor- en son bizlere şöyle buyurmuş:  “Çok pişmanım, keşke bebeklerimi -ki onlar dört tane, sezaryen yerine normal doğuraydım” demiş... İnşallah annem okumaz...

E be güzelim, sen normal doğuraydın da göreydin gününü…  Evet kabul, ben de sezaryenle doğurdum; evet, koca bir karın içerde bebek kalmış gibi 9 ay gitmedi; evet, günlerce iyileşemedim; evet, gaz sancısı yaşadım; evet, geç taburcu oldum… Ama, ey Pınar Reyhan, ey güzel kadın, sen normal doğum yapmış birileriyle konuştun mu hiç; benim gibi, gittiği hanım toplantılarında anlatacak her şey bittikten sonra marifetmiş gibi çocuklarını nasılda zor doğurduğunu, ne kadar acı çektiğini ballandıra ballandıra anlatan bir annen, komşu teyzen vs. oldu mu?.... Sonra o gün katılımcı hatunların hepsi nasıl daha çok acı çektiklerini hep bir ağızdan yanlarındaki miniklerin duyup duymadığına aldırmadan, yarışırcasına anlattıklarını biliyor musun?... Sanmıyorum, yine yakınlarım bilir ama, kabul etmez bunların başına annem ve kaynanam gelir... Eğer köy yerinde bilinçsiz normal sağlıklı doğurması beklenen biri olsaydım çoktaaan kara topraktaydım… Neden, çünkü; her bebekle birlikte onlarca miyom yaptı bünyem, çok bilenler dediler ki; normal doğur onlarda parçalansın çıksın… Yaaa, öyle mi güzelim, hangi tıp fakültesinden aldın o diplomayı, seyrettiğin sabah programları mı verdi sana bu cesareti... Beni delirtmek için daha ne kadar mesai harcayacaksın... Ben sana laf anlatabilmek için ne kadar “Ya sabır” çekeceğim...İşte böyle o miyomlar asla ve asla kendi kendine hatta sanıldığı gibi bebeğin karından çıkmasıyla parçalanıp gitmez... Çok maharet isteyen cerrahi gerektirir ama, tıp falan okumayan analarımız ve kayınvalidelerimiz hiç düşünme gereği bile duymadan verirler fetvayı “ben normal doğurdum sen de doğursaydın”...

Evet, kabul ülkemizde sezaryen çok yaygın; çünkü, şükür biz bu konuda parasıyla rezil olunmayan bir ülkedeyiz, Avrupa’da yaygın değil çünkü beceremiyorlar. Bizde de normal doğum genelde sorunlu, kadını makatına kadar kesilivermesi an meselesi... Sonrasında yapılması gerekenler, egzersizler de yapılmıyor... ve Türk kadını seve seve sezaryene razı oluyor... Şimdi siz olsanız ne yaparsınız? ... Büyüyene kadar,  normal doğumun ne fena ne acılı ne zor bir şey olduğunu duyarak büyü sonra da gelinine, kızına hiiiiç utanmadan akıl ver, delirt...

Ey hanımlar, ya çoluk çocuğun yanında bu muhteşem doğum hikayelerini anlatmaktan vazgeçin ya da bırakın kim nasıl doğurursa doğursun...

    Sevgiler… Sevginur

Boş bırakamazsınız. Bu adres geçersiz.
Boş bırakamazsınız.
Boş bırakamazsınız.
Boş bırakamazsınız. En az 6 karakter En fazla 10 karakter
Boş bırakamazsınız. Şifreler eşleşmiyor.
Boş bırakamazsınız.
Boş bırakamazsınız.
E-Gazete (Milletin Sesi)
E-Gazete (Dava)