SON DAKİKA

Kadere İnanan Kaderden Kurtulur

    2012-01-15 / 10:13:32
    0 Yorum

Kader; İmanın esaslarından biridir. İman sahibi her Müslüman’ın kadere iman etmesi gerekir. Kadere iman eden her Müslüman aynı zamanda kazaya da razı olur.

Kader; Yüce Allah’ın (cc) kâinatta olacak her şeyi ezelde bilmesidir. Buna ilahi bir programdır da denilebilir.

Kaza; Yüce Allah’ın (cc) ezelde bildiklerinin yeri, zamanı ve sebebi birleştiği zaman meydana gelmesidir. İlahi programın gerçekleşmesidir.

Yüce Allah (cc) her şeye kadirdir. Kâinatta olan her şey onun yaratmasıyla olur. O’nun (cc) dilemediği hiç bir şey olmaz. Hiçbir şey O’nun bilgisi dışında değildir.

Yüce Allah (cc) yarattıkları içerisinde âdemoğlunu (insanı) eşref-i mahlûkat olarak yaratmıştır. İnsana akıl ve irade vererek onu bütün canlılardan ayırmıştır. İnsan aklı ve iradesiyle bütün canlı ve cansızları hâkimiyeti altına almış, onları kendi emelleri doğrultusunda kullanmıştır. Hal böyle olunca elbette ki sorumluluk alanı da buna paralel olarak artmıştır.

Yüce Allah yarattığı kullarından, kendi emirleri doğrultusunda yaşamalarını istemektedir. Buna Allah’ın (cc) hükmü denir. Helal-haram, günah-sevap, farz-sünnet gibi bütün emirler ve kavramlar insan için birer hükümdür. Kader ve kaza da bir hükümdür. öyle ise kim bu hükümler çerçevesinde yaşarsa, önce Yüce Allah’ın rızasını kazanır. Kim Yüce Allah’ın rızasını kazanırsa, dünya ve ahret saadetine erer.

Peygamberimiz (sav) buyurdular ki; “Allah Teâlâ’nın hükmettiğine rıza göstermek âdemoğlunun saadetindendir. Allah-ü Teâlâ’ya istihareyi terk etmesi ve Allah’ın hükmettiğine razı olmaması da kişinin şekavet sebeplerindendir.” (Tirmizi, Kader, 15; Müsned-i Ahmed, 1:67)

Kişi kaderini bilmediği gibi değiştiremez de. öyleyse yapması gereken, Yüce Allah’ın istediklerini yapmak ve sonucuna teslim olmaktır.

Dünya imtihan yeridir. Yüce Allah layık olsun veya olmasın dilediğine dilediğini verir. Bu hususa da itiraz etmemek gerekir. Allah verir imtihan eder, vermez sabrını dener. Bütün bunlar Allah’ın hikmetine uygundur. Dünya dar-ı imtihandır, ücret ve mükâfat yeri değildir. Kim böyle yaparsa, huzurlu ve mutlu olur. Asla ümitsizlik ve yılgınlık yaşamaz. İşleri sonucuna bakarak değerlendirmez. Kendi gayret ve hizmetine bakar, istikamet üzere olup olmadığına bakar. Bir konuda başarısızlık yaşasa bu benim kaderimdir der, yoluna devam eder.

Her insanın imtihanı farklıdır. Kimileri fakirlik-zenginlikle imtihan olurken, kimisi sağlık-hastalıkla imtihan olur. Kimi evladı ile kimi ebeveyni ile imtihan olur. Kimi ilmi, kimide cehaletiyle imtihan olur. Her şey insan içindir. ölümler ve kazalar, depremler, seller vs hepsi Yüce Allah’ın kaderindendir. Bizim görevimiz kaderimizi bilmek değil, onu değiştirmeye çalışmak değil, ona rıza göstermektir.

Ancak kulların zulmüne ve küfrüne rıza göstermek, kaderimdir diyerek günahlara batmak, tembellik yapmak olmaz. çünkü zulme rıza göstermek zulümdür. Günahlardan kaçmak Yüce Allah’ın emridir. Bunun gibi rızık için çalışmakta emirdir.

İnsan Yüce Allah’ın hükmüne razı olduğu gibi, ihtiyacı olan her şeyi de O’ndan istemesi gerekir. Bütün hayırları Yüce Allah’tan isteyeceği gibi, bütün şerlerden de O’na sığınması ve elinden geldiğince uzak durması gerekir. çünkü kul neyi talep ederse Allah (cc) onu onun için yaratır.

Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde;”(kulun) Allahın hükmüne rıza göstermesi, hayırlı olanı Allah’tan istemesi kişinin saadetindendir. Allah’ın hükmüne razı olmaması ve Allah’tan istemeyi terk etmesi de onun bedbahtlık ve şekâvet alametlerindendir” (Tirmizi, Kader, 15; Müsned-i Ahmed, 1:167) diye buyurmuşlardır.

Bir başka hadis-i şerifte Efendimiz (sav) buyuruyorlar ki;” Şu dört şeyi yapan imanını zirveye çıkarır:

1-Yüce Allah’ın hükmüne karşı sabretmek.

2-Kaza ve kadere rıza göstermek.

3-Tam tevekkül sahibi olmak.

4-Yüce Allah’a tam teslim olmak. (Ebu Nuaym)

ömer Nasuhi Bilmen (ks) Kaza ve kadere imanın faydasını şöylece özetlemiştir; “Şüphe yok ki, insan bu iman sayesinde Allah'ın yaratıcılığını kudret ve hâkimiyetini tanımış olur. Böylece ruhu güç kazanmış olur, ahlak duyguları yükselir, hayata büyük bir güçle atılır ve başarıdan başarıya ulaşır. çünkü Yüce Allah'ın kaza ve kaderine razı olan bir kimse, hiç bir şeyden yılmaz, sebeplere sarılmayı da, kaza ve kaderin gereği bilir. Bir işte başarısızlığa uğrayacak olsa, "bunda kim bilir, Allah'ın ne gibi gizli hikmetleri vardır" diye düşünür. Allah'ın kazasına razı olur ve ümitsizliğe düşmez, azminde gevşeklik olmaz, heyecana kapılmaz, huzur içinde üzüntü çekmeyen bir kalp ile hayat alanındaki çalışmasını sürdürür.”

Yüce Allah (cc) Kur’an-ı kerim de;"Kim Allah'a güvenirse Allah ona yeter" (Talak: 3) diye buyurmaktadır. Ve;

"şüphesiz ki biz, her şeyi bir kader (ölçü) ile yarattık." (Kamer/49),

"Allah her şeyi yaratmış ve her birine belirli bir nizam vererek, onun kaderini tayin ve takdir etmiştir." (Furkan/2),

"Yeryüzünde ve sizin başınıza gelen her hangi bir olay yoktur ki, biz onu yaratmadan önce o, kitapta bulunmasın. Doğrusu bunu bilmek Allah'a kolaydır." (Hadid/22),

"ölümü aranızda biz tayin ettik..." (Vakıa/60),

Kaderin bir ilahi sır oluşunu ve insanlar tarafından gerçek anlamda çözülmesinin imkânsızlığını göz önünde bulunduran Hz. Peygamber (sav) kader konusunu tartışan ashabını uyararak şöyle buyurmuştur: "Siz bununla mı emr olundunuz? Veya ben bunun için mi peygamber olarak gönderildim? Şunu biliniz ki sizden önceki ümmetler bu tür tartışmalara başladıkları zaman helak olmuşlardır. Böyle tartışmalara girmemelisiniz" (Tirmizî, "Kader", l).

Peygamber Efendimiz (sav) e; “Ya Resulallah, yaptığımız ve yapacağımız işler önceden takdir edilip yazıldığına göre, iş yapmanın ne önemi var” diye soranlara, “Herkes, kendi işine hazırlanır” ve “Herkes önceden takdir edilmiş olan işlere hazırlanır.” Diye buyurmuşlardır. (Müslim,Tirmizî)

Kader değişir mi?

Bizler kaderimizi bilmediğimiz için, değişip değişmediğini de bilemeyiz. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da delil kur’an ve sünnettir.

Yüce Rab’bimiz Kur’anı kerim de; "Allah, dilediğini siler, dilediğini değiştirmez. ümm-ül-kitab [levh-i mahfuz] Ondadır.) [Ra’d 39] diye buyurmuştur.

Değişebilen kaza ve kadere kaza-i muallak denir. Bir kimse, iyi amel yapıp duası kabul olursa, o kaza değişebilir.

Efendimiz (sav) Hadis-i şeriflerde buyuruyorlar ki;”Kaza-i muallakı hiçbir şey değiştirmez. Yalnız dua değiştirir.” [Hakim]

“Kader, tedbirle, sakınmakla değişmez. Ama kabul olan dua, bela gelirken korur.” [Taberani]

Sıla-i rahm ömrü uzatır.” [Taberani]

“Kaderi ancak dua engeller. ömrü ancak iyilikler artırır. Kul işlediği günahlar yüzünden rızkından mahrum olur."( Hakim, Müstedrek, l, 394; ibnu Hıbban, Sahih, No: 872.)

“Dua, başa gelen sıkıntıyı gidermede ve henüz başa gelmeyeni engellemede sahibine fayda verir." (Tirmizi, No: 3548; Hakim, Müstedrek, l, 498.)

“Şüphesiz sadaka Rabbin gazabını söndürür ve kötü ölümü engeller."( Tirmizi, Zekat, 28; ibnu Hıbban, Sahih, No: 3309.)

“Rızkının genişlemesini, ömrünün uzamasını isteyen kimse, akraba hukukunu korusun."( Buhari, Edeb, 12; Müsiim, Birr, 20-22; Ebu Davud, Zekat, 46.)

Selam ve dua ile.

 

 

Boş bırakamazsınız. Bu adres geçersiz.
Boş bırakamazsınız.
Boş bırakamazsınız.
Boş bırakamazsınız. En az 6 karakter En fazla 10 karakter
Boş bırakamazsınız. Şifreler eşleşmiyor.
Boş bırakamazsınız.
Boş bırakamazsınız.
E-Gazete (Milletin Sesi)
E-Gazete (Dava)