Birileri bize dayatmaya kalkıyor

Avrupa’da eşcinsel evliliğe izin verdiler, şimdi de aileyi kurtarmaya çalışıyorlar. Çok ciddi paralar harcayarak tekrar aile evliliğine dönmeye çalışıyorlar. Avrupa’da, bu eşcinsel evlilikten dolayı sokak ortalarında çok ahlaksız davranışlar yapılıyor.Dışarıdan gelen birileri dönüp baktığında da “insan haklarını ihlal ediyorsun” diyorlar. Tabii ki bunlar, nesile bir kutsiyet yüklemedikleri için böyle oluyorlar. Hayvanlarda bile edep var, bunlarda edep,utanma yok.

Aslında bunları fonlayanların çok güzel ve düzgün aile düzenleri var. Aile bağları çok güçlü ve kuvvetli. Kültürlerine, örf ve adetlerine,yeme,içme, giyim kuşamlarına da çok bağlılar. Bu para babaları lobilerinin aileleri, bizim Anadolulu gibi. Ama, kendi dışındakileri böyle yapmaya çalışıyorlar. Kendilerinin yapmadıklarını diğer insanlara yaptırmaya çalışıyorlar.

Giyimde, yemede, moda deyip yaptırıyorlar.İnsanların böyle olmasını istiyorlar. Onlar da onların dedikleri gibi oluyorlar. Kendi ürettiklerini diğer insanlara dayatarak çılgın harcamalar yapmalarını istiyorlar.Çünkü, kendilerinin efendi, diğerlerinin de köle olmasını istiyorlar.Diğer insanların ailelerinin olmamasını isteyerek aile mefhumunu ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.

İnsanlar yesin, içsin hayvanlar gibi yaşasın istiyorlar. Halbuki, İslâm inancında aile kutsaldır. Bu aileden de nesiller türetilmesi esastır. Çünkü ailesi olanın sorumluluğu olur. Kendisine dikkat eder, suç vb işlemez, yapmaz. Ailesi olmayan başıboş insanlar ise, bir suç makinası gibidirler, durmadan suç işlerler. Onlar bizim de böyle bir makine gibi olmamızı istiyorlar.

Mesela şu anda Japonya’da robotlarla evlilik çıkmış. Robot doku olarak aynen insan gibi. Güldüğü zaman yüz kasları, insan gibi gülüyor. İnsan sesi gibi sesi var,konuşuyor. Üstelik 300 kadar özelliği var,istediğini seçiyorsun, yükleniyor, firmadan satın alıyorsun, evde her işini yapıyor,senin duygularına göre hareket ediyor.Ne kızıyor ne güceniyor ne de darılıyor.Bugün,

Dubai’de 5 bin robot polis devreye giriyor.Bugün dünya oraya doğru gidiyor. Kim sağlıklı, kim güçlü kalacak onu zaman gösterecek.

Bizim de bu değişimlere karşı çok uyanık ve dikkatli olmamız lazım. Bize “evlenmeyin,

evlenince çocuk yapmayın, hayatınızı yaşayın, çocuk yerine evde kedi, köpek besleyin” diyorlar. Aslında bu bize kurulan bir tuzaktır. Hedeflerine böyle varıyorlar. Ama, Muhterem Cumhurbaşkanımız bunu gördüğü için, en az üç çocuk diyor. Aile yapıları çok zayıf olduğu için,bu salgında görüldü ki Batı’nın, yaşlıları hep bakım evlerinde bakımsızlıktan öldüler.

Bizim kültürümüzde karı-koca mefhumu vardır. Bu çok önemlidir.Burada dede-nine, baba-anne ve çocuklar vardır. Bu aile yapısı geniş bir mefhumu ifade eder. İnsanın karekterli,

kişilikli olduğu yer ailedir. Aileyi kurtarmamız lazım. Bu ailede dede ve nine, çocuklara bilgi ve tecrübelerini anlatarak çocukları yetiştirirler. Dede ve nine, geçmiş ve gelecek arasında bağ kurup hayallerini çocuklara miras olarak bırakırlar.Bugün buna ihtiyacımız var.Eş olunca,baba -anne ve en fazla iki çocuk, bu da çekirdek aile oluyor. Şimdi de aile içine, partner ve çift kelimelerini soktular. Partner olunca kadın-erkek oluyor, çocuğa ihtiyaç duyulmuyor. Bu, aile üzerinde bir oyundur, görmemiz lazım.

Karı-koca olunca boşanma olmuyor. Çünkü, orada dini bir birliktelik var. Sosyal, ahlaki ve kültürel bir üslup ve aile yasaları var. Ama, eş ve partner olunca ayrılmalar çok oluyor.Bu, aile kavramı ile oynanmasından kaynaklanıyor. Şimdi de 5 G ile toplumu dönüştürme projesini devreye sokuyorlar. Biz Osmanlıyız ama, bize zorla şövalye kostümü giydirmeye çalışıyorlar.

Moda ile biz, erkek daha kadınsı,kadın daha erkeksi, seküler bir yapıya doğru gidiyoruz.

Tüm çevremiz estetik merkezleri ile doldu taştı. Bakım merkezleri ciddi sayıda arttı.Erkek epilasyon merkezleri de arttı. Ne yapıyorlar bilmiyoruz ?

İnsanın tabiatı ile oynayarak yeni bir insan profili çiziyorlar.Gençler sakal bırakıyorlar.örüklü acayip acayip şekilleri var,yüzleri görülmüyor,sakal mı belli değil. Berbere gidiyorlar,maskesini yaptırıyor, zombi gibi dışarı çıkıyor. Bizim Anadolu kültürümüzde bunlar yok. Bir Japon, bir Alman değiliz ki onlar gibi oluyoruz. Bu bilinçsizce yapılan bir taklit, bir özentidir.

Burada, moda, estetik, marka üzerinden eşcinsel figürler kullanıyorlar. Gaye ne kadın ne erkek, farklı bir cinsel farklılaşmış bir tip, bunu da moda ile yapmaya çalışıyorlar. Zaten,bir

medyamız var ki; diziler, filimler ile aile dışında her şeyden söz ediyorlar. Yeğeni amcasının hanımının koynuna giriyor. Bazılarında ensest ilişkiler mevcut. Bütün kadınlarda bir fahişe eğilimi olması gerektiğini, anne-oğul, baba-kız ensest ilişkisini onayladığını, hayvanlarla cinsel ilişkiye girilmesi gerektiğini söyleyen, sadomazoşist eğilimleri olan, ruh hastalarında görülebile

cek sapıklıkları yücelten bir yazarın ne acıdır ki bir romanı, kapış kapış ediliyor ve Müslüman

bu ülkede, satış rekorları kırabiliyor. Vaaaaaaaaah, vaaaaaaaaaaah!..

Cübbeli Ahmet Hoca, bir sosyal medya programında” İmâm-Hatip öğrencilerinin,Nişantaşı’n

da, LGBT yürüyüşüne katıldıklarını, deist ve ateist öğrenciler ve aileleriyle,bunlarla ilgili olarak hükümete yakın kaynaklardan gelen bilgilere şaşırdığını, biz bunları, solcudur, komünisttir, Kemalisttir, aileler sanıyorduk, meğer yüzde 70’i, namazlı, abdestliymiş,” diyor.

Ünlü “ İmâm- Hatipli gençler arasında, deizmin ve ateizmin artış gösterdiğini, adamların, 400 bin kişinin çetelesini tuttuğunu ve aileleriyle konuştuklarını, çocuk yönetiminde, hacı-hoca

takımının yanlışı yok mu ?” diyor. Yine aldığı duyumlara göre, 4500 kişi, Cerrahpaşa’ya,kadın

ya da erkek olmak için müracaat etmiş, masraflarını da devlet karşılayacakmış.

Bir tiyatrocu kadın da katıldığı bir programda, cinsellikle ilgili sorulara cevap verirken en sıra dışı yer olan, bir apartmanın girişinde, cinsel ilişkiye girdiğini, bu mübarek günde, utanmadan, edepsizce söyleyebiliyor.

Bir imâm, camide verdiği vaazda, bir yarışma programını hedef alarak “ Bir adada, 20 yarı

çıplak kadın ve 20 yarı-çıplak erkek her gece yarışma adı altında, televizyonda evimize giriyor, Müslüman oturup bunu izliyor. Bu yarışma da izlenme rekorları kırıyor. Günümüz Müslümanı aciz. İslam’a sadakati kaybettik “ diye yakınıyor.

Bundan birkaç yıl önce :

Bir TV kanalında eşine “ Kocacım, beni bir başkasıyla düşün” diyen, yarışma rezaletinden sonra, bir başka kanalda da eşler, 50 bin TL için, 68 saniye kucak kucağa oturtuluyor. Bu nasıl bir ahlaksızlıktır? Bu, aynen Pompei’de yapılırmış.

Bazı programlara, kadınlara cinsel eğitimi güzelleştirme adına katılan bir uzman,“Komşu

nuzu hayal ederek eşinizle sevişebilirsiniz. Eğer bu sizi coşturuyor ve size keyif veriyorsa bu kötü bir şey değildir.” diyebiliyorsa unutmayınız ki bu ahlaksızlar,bu namuzsuzlar, evleri birer geneleve çevirme peşindedirler.

Neden kadınlar, göğsünü, sırtını, göbeğini, bacaklarını görmek isteyenlerin istifadelerine sunan kulvarlarda yarıştırılıyorlar ? Yüz güzelliği,bacak güzelliği sonrasında adeta geleneksel

leşen, diğer güzellik yarışmalarının önü alınamaz hale getirildi? Bütün bunlar yapılarak cinsel

liğin, tüketimin, şöhretin, zenginliğin ve her çeşit hazzın kapısı, ardına kadar açık tutuluyor.

İstanbul’da polis, seks filmi oynatan iki ilçedeki, iki sinemaya baskın yapıyor,filmler durduru

luyor, ışıklar yakılıyor, gay ilişkisi yaşadıkları tespit edilen 60 kişi, uygunsuz vaziyette yakala

nıyor, yakalananlardan birisinin HIV vürüsü taşıdığı tespit ediliyor, polis bu kişi ile ilişkiye girenleri test yaptırmak için uyarıyor, çağrı yapıyor.

… İlçesinde düzenlenen yaz sezonunun ilk plaj partisi, erotik şova dönüşüyor; ünlülere uyuşturucu operasyonu; Jandarma bir ilde düzenlediği operasyonda, 30 erkeğin kendi aralarında cinsel ilişkiye girdiğini tespit ediyor (Âman Allah’ım, demek ki Lût kavmi içimizde halen yaşıyor); eski aşıklar bir konserde, kucak kucağa görüntülendi ; eşinin kendisini aldat

tığını öğrenen kızgın kadın, kocası uykuda iken, cinsel organına kızgın yağ dökerek yaktı,

Zaten Prof. Gaston Jezz “Türk milletinin elinden, aile nizamını alırsanız geriye hiçbir şey kalmaz” dememiş miydi ? Gerek yabancılar, gerekse onların ülke içerisindeki özellikle bazı medya güçleri, şimdi bunun için çalışıyorlar. Çok dikkatli olmamız lazım. Hükümetin, en kısa zamanda, aile bağlarını güçlendirecek projeler yapıp bunları hayata geçirmesi gerekiyor.

Peki milyonlar neden bu ahlaksızlara ve bu ahlaksızlıklara sessizdirler? Neden kimsenin sesi çıkmıyor ? Parasını milletten alan bu RTÜK nerededir ? Bunları durduracak bu makam ve mevki sahipleri nerededirler? Yasal ve hijyenik fuhuş yaptıran rejim, bu ahlaksızlıklara karşı neden pek duyarlı değildir?

Evliliği; sıkıcı, bunaltıcı, şiddet içeren, daraltıcı,aldatma üzerinden işliyorlar. Gençleri aileden, evlilikten uzaklaştırıp evlilik dışı, haz odaklı bir hayat biçimine yönlendiriyorlar. Nerede Bay RTÜK ?.. Neden gereği yapılmıyor? Bunu, evlilik yaşının 30’a çıkmasında görüyoruz. Halbuki Fransa’da yaşlanma süreci 45, Brezilya’da 42 yılda, bizde ise 16’ya geldi.

Bu ahlaksızlığın ve gayr-i meşru gidişin sonu herhalde iyi değil gibi görünüyor.Bu mübarek

dinin; ar, namus, haya, edep, iffet, utanma, fazilet gibi duyguları yere çalındı. Gıybet, yalan, tezvir, iftira, fitne ve fesat aldı başını gidiyor. Gurur, kibir, gösteriş, lüks, israf ayyuka çıktı. Çirkinlikler, kötülükler ta evlere kadar sirayet etti. İsyan, tuğyan, rezalet, kepazelik, şimşek hızıyla yürüyor.

Bu güzel ülke, sanki modern bir Sodom ve Gomore haline dönüşmüş, bu cennet vatanı

mızın seması, yoğun günah bulutlarıyla kaplanmış gibi görünüyor. Çok çok acı, bir tablo.

“ Ey bu köşkleri dikenler !.. Ölünce, yapayalnız kalacağınız, mezarların zifiri karanlıklarını hatırlayınız. Ey zevk ve sefâ sahipleri, ey dünyâ ni’metleri içerisinde yüzenler !.. Kabirde, kurtların, böceklerin, yiyecekleri ve gıdaları olacağınızı, şu güzel vücutlarınızın, toprağın altında çürüyeceğini, o gören gözlerinizin akacağını, konuşan dillerinizin susacağını hiç düşünmüyor musunuz ?..” Abdullah bin Abdülazîz Ömerî Hazretleri, büyük hadis alimi.

Selam ve saygılarımla…

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Taha Tuğlular 17 Nisan 2022 16:32

    Çok güzel uyarıcı bir yazı. Teşekkür ederiz. Hele bakınız ki ülke ne halde. Allah' in bir gün sabrı biterse Lut( AS)'un kavmi gibi oluruz. Bir İslam ülkesinde neler oluyor. Allah sonumuzu hayır eylesin.