BİZ DELİ MİYİZ?

Askere giderken tanıdık bir deli vardı.
Nere gidiyon dedi. Askere dedim. Ne
zaman geleceksin peki sorusuna 18 ay
sonra dedi. Önemli degil dedi 18 ay
dediğin nedir beş dakkada biter dedi. Garipsemiştim
o zaman. Ancak uzerinden 24 yıl geçince
anladım ki gerçekten 5 dakkada bitiyornuş. Zaman
biter elbette ancak dertler aorunlar bitmez.
Dünyanın kahrı çekilmez.
Bu dünyanın
kahrını çekmemek
için deli olmak gerekir
elbette. Ancak delinin
bakış açısında farklı.
Bizden daha değişik
bakabilen insanlar
elbette deliler. Bizim
zorlandığımız hayatı
es geçerler boş vermişlik
ruhlarına yerleşmiş
kaygıdan ve
ihanetten ve pislikten
uzak durmayı başarırlar.
İsimleri deli olsa
da kendileri başka
akıllıdır başka vasıflara sahiptirler elbette. Kisa
bir alıntı aktarayım bu konuda. Beğendiğim bir
yazı denk gelince bir köşeye not ederim hep.
Kullanmak icabettiği zaman yazana teşekkür
okuyanada yarasın derim. Bu konuya ilişik olduğu
için paylaşmakta bir beis görmeyecegim.
Yazı şöyle; Akıl hastanesinin bahçesinde sigara
içiyordum. Merakımdan sanırım, bir şekilde orada
buldum kendimi.
Kendi halinde, oldukça normal davranan,
yüz çizgilerinden kırklarında olduğunu düşündüğüm
bir adamla göz göze geldik. Ben bir kaç
kafamı çevirsem de, o gözlerini üzerimden hiç
çekmedi.
Kıyafetlerinden anladığım kadarıyla misafirdi
orada, hasta demeye dilim varmıyor şimdi.
Önce biraz çekindim, sonra cesaretimi toplayıp
küçük adımlarla yaklaştım yanına. “sigara
versene” dedi hemen. Sigarayı uzatırken “neden
buradasınız?” demiş bulundum.
Sigarasını yaktı, tekrar gözlerini dikti üzerime.
Kırpmıyordu bile, ürkmedim desem yalan
olur.
“İyi günler” dileyerek uzaklaşmaya karar
verdim. “Belkide yanlış bir soru sormuşumdur.
Belki canını sıkmışımdır ya da ne bileyim adam
deli işte!” diye geçirdim içimden.
“Sen neden burada değilsin?” diye bağırdı
arkamdan. Öyle bir bağırdı ki, arkamı dönmeye
korktum. Cinnetle bağırır gibi...
Döndüm yüzümü, olduğum yerde, yaklaşmadan
baktım yüzüne. Bu sefer sesini daha da
yükselterek, tekrarladı;
“Sen neden burada değilsin ? Onca sahtekarın,
onca vicdansızın, onca ihanetin içinde
durabilmeyi nasıl başarıyorsun ?
Çocukların vurulduğu, çiçeklerin koparıldığı,
sevgilerin harcandığı, umudun tükendiği,
renksiz, yapay bir dünya var dışarıda.
Uyuşmadan uyum sağlayamadığım, gürültüsünden
uyuyamadığım. Kirli, kibirli, kaba bir
dünya var. Çıkarları uğruna seni çakıyla son
model arabayı çizer gibi çizecek binlerce insan
var.
Kanını emecek bir sürü vampir. Sana kullanılıp
köşeye atılmış pis bir mendil gibi hissettirecek
bir sürü katil. Sen neden burada değilsin ?”
Deliler mi yatmalı akıl hastanesinde yoksa
onları deli edenler mi..?