COVID ve MASKE

Kapalı alanlarda maske takılması zorunluluğu
getirilmesinin üzerinden uzunca
bir zaman geçti. İlk zamanlar zorlanılan
uygulama zamanla alışkanlık haline geldi.
Aşı uygulamalarının yaygınlaşmasıyla beraber
maskeler evvela ağıza, sonra çeneye sonra
cebe girdi.
Büyük marketler başta olmak üzere kentin
önemli bir bölümünde maske takılmaz oldu. Aşı
olan vücudundaki sıvının
ortaya çıkaracağı
etkiye, olmayanlar
da aşı olanların varlığına
güveniyor. Klasik
Türk mantığı...
Son günlerde
vaka artışlarından söz
ediliyor. Bu durum
acaba maskeye karşı
takınılan bu vurdumduymazlıktan
mı yoksa
okullarda yüz yüze
eğitimin başlamasından
mı kaynaklanıyor
bilemedim.
Bildiğim ve kabul
ettiğim şu ki bu saatten sonra yapılacak bir kapanmaya
ne esnafın ne de başka bir kesimin tahammülünün
kalmadığıdır. Her ne kadar paket
servisiyle varlıklarına devam etmeye çalışanlar
olduysa da COVID belası en çok esnafı vurdu.
Günlerce dükkanı kapalı kalanlar, mevcut kapasitesinin
yarısını kullanmak zorunda kalanlar vs.
Ülke ekonomisi de olumsuz etkilendiği COVID
kapanmalarına dayanacak gibi durmuyor.
Her ne kadar bir süreden beri dillendirilmeye
çalışılsa da ben şahsen kapanma veya kısıtlama
getirileceğine inanmıyorum. Ülkenin şu anda
eğitime ve üretime ciddi manada ihtiyacı var.
Dünya genelinde yaşanan enflasyon yükselişi ve
ülkemizi cendereye sokmakta olan kur baskısı
üreten, üretmeyen herkesin gırtlağına çökmüş
durumda. Çare maske, mesafe, hijyen silahını
kuşanarak yola devam etmektedir...