Dijital Dünya

Büyüyünce ne olacaksın?” Bu demektir
ki, bizler, çocukların büyümelerini
ve onların bir seçim yapmalarını
isteyen bir konumda yer alıyoruz.
Ancak, dijitalleşen dünyanın buna ne
denli izin verdiği büyük bir soru işareti.
Çocukların gerçekten büyüyebileceklerini
ve seçim yapabileceklerini düşünmek,
dijital dünyanın ruhuna aykırı bir
noktada durmaktadır.
Çocuk ve çocuk algısı, binyıllardır toplumların
içinde barındırdıkları küçük
insan kavramına nasıl bir anlam ve
işlev yüklendiği ile bağlantılıdır.
Çünkü, özü gereği çocuk, daha doğmadan
ailesi ve toplum tarafından konumlandırılıp
konuşlandırılan bir
niteliğe sahip. Doğumu, adının konması,
topluma tanıtımı, her biri farklı
evrelerde gerçekleşen pek çok ritüelle
belirlenmiş durumdadır. Bugün dünya
üzerinde ne kadar farklı toplum varsa,
o kadar çok farklı çocuk ve çocuk algısından
söz edebilmek mümkündür.
Eskiden çocuk olmak, ninnilerle, masallarla,
oyunlarla bağlantılandırılıyordu,
şimdilerde ise dijitallikle birlikte
düşünülüyor. Dünyanın dijitalleşen yapısına
yetişkinlerden önce çocukların
uyum sağlaması da beraberinde yetişkinlerden
daha bilgili ve deneyimli bir
çocuk önderliğini gündeme taşımaktadır.
Artık 21. yüzyıldayız. Bir çocukla
karşılaştığımızda, biraz ondan bilgi
almak ve sohbet etmek için ilk sorduğumuz
sorulardan biri “ Ne olmak istiyorsun?”
, “ Çünkü dijital dünya öyle
hızlı, öyle kapsayıcı ve öylesine yoğun
ki, onun içindeyken durup düşünmek
gerçek anlamda karar verebilmek ve
bu benim kararım diyebilmek gerçekten
çok zor görünüyor