Düğünler ve kaçan ölçü

Genelde, kış mevsiminin hüküm sürdüğü
bölgelerde ve ülke genelinde düğünler
hep yaz mevsiminde yapılır. Çünkü yaz mevsimi
; sevincin, neş’ enin ve huzurun
da zamanıdır.
Rabbimiz, neş’ enin de sevincin
de ölçülerini insanlara vermiştir.
Ama bugün insanlar bu
ölçüleri kaçırmış olduğu içindir ki
helal dairesi içerisinde yapılanlar,
mutluluk vermediği gibi,
haram dairesi de adete zehirli bir
bal gibi olmuş durumdadır.
Eskiden beyefendiler, hanımefendiler
eşliğinde ayrı ayrı
yapılan düğün merasimleri,
bugün, korkunç israf ikramları,
Frenk kültürünün hakim olduğu
musikiler eşliğinde, kadın ve erkeklerin,
dans ve oyunlarında mutluluk aranmaktadır.
Bugünkü düğünlerimizde artık, İslâm
kültür ve kimliği, helal dairesi ve imkanları yerine,
gaflet, dâlalet, israf, haram dairesi başını
alıp gitmekte, yapılan düğünlerin hakikatleri
unutulmaktadır. Aslında, helal en güzel şarttır.
Bugün, bu duygu yerine, pırıl pırıl olması gereken
mutluluk, saadet unutulmuş, haramda,
adeta helal aranır hale gelinmiştir.Eğer helal
kimliği ve mutluluk, birilerine uyularak unutulursa
ihmal edilmişliğin sonucunda, herhalde
mutsuzluk, sonuç olarak karşımıza çıkar.
Özellikle Müslüman ailelerin düğünlerinde,
millet olarak bizim Türk töresinin uygulanması
konusunda, ailelerin karşılıklı
anlaşması gerekirken birtakım ikilemlerden
dolayı,helaller, haramlar birbirine karışmış, genelde
haramlar galip gelerek sevinç, neş’ e
saadet ortamı düğünler, bir günah
dökme arenasına dönüşmüştür.
Eğer düğünlerimiz bizim, inanç, örf,
adet, töre ve kültürümüzün bir parçası ise,
meydana gelen bu dejenerasyona
engel olmamız gerekmez mi? Hele bir de “ çocuklar
hayatlarında bir defa düğün yapıyorlar,
istedikleri gibi olsun” bozuk anlayışı yok mu,
bu da haram kapılarını ardına kadar açarak
aileleri harama bulaştırmaktadır.
Bugün bazıları,hiç itibar etmedikleri
Türk müziği yerine, yabancı müzik eşliğinde,
sırtlarından, kalçalarına kadar açık, seçik,
göğüs dekolteleri apaçık, her adım atışlarında
o çok yırtmaçlı, pahalı elbiseleri, bilmem nerelerini
gösterircesine, bu çıplaklıklarını sınırsızca
sergileyebiliyorlar, böyle anlı,şanlı
düğünler yaptıkları için bir de övünüyorlar
Tabii ki düğünler mutluluk, neş’ e, saadet
ortamlarıdır. Elbette bunun da bir helal sınırı
mevcuttur. Ama ölçüyü kaçırarak harama
girmeye hiç gerek yoktur. Hele hele Müslüman
aileler, bu dairelerin şartlarını dikkate alarak
akrabalar arası sınırları gözetecekler, bu saadet
zincirinin, Allah’ ı razı edecek dairenin ölçüleri
içerisinde olmasına riayet edeceklerdir.
Çünkü, düğünler, bu yönü ile bir imtihan
vesilesidirler. Hele hele bazı Müslüman ailelerde,
düğünler Kur’ ân okumakla başlar,
dini konuşmalarla devam eder, sonra da vur,
patlasın çal oynasın, kadınlı,erkekli danslar,
hatta içkilerle tam bir ucube ortaya çıkar ki bu
tam bir zehirlenme halidir. Halbuki bu konuda
bizim örneğimiz Peygamberimizdir ve Rabbimizin
emirleridir. Neden böyle bir kimlik bunalımına
düştük acaba?
Aslında Müslüman’ ın düğünü, helal ve
haram ölçülerini dikkate alarak davetlilerde
müspet duygular uyandıracak helal dairesinin
mutluluğunu ihtiva edecek zenginlikte vekatılanların
vicdan rahatlığı içerisinde olması gerekir.
Düğünlerde yapılan aşırı israflar,
birilerine göre isaf değil, ihtiyaçtır deniliyor.
Müslümanın ölçüsü bellidir. Yeter ki o, bu cesareti
göstersin. Bugün düğünlerdeki israf çok
büyük bir problemdir. Helal dairesinde
kalınarak uygun adımlar
atmak hem o gençlerin istikballerine
bir katkı yapar hem de o gençlerin
geleceklerinde olumsuz izler
bırakılmasının önüne geçilmiş olur.
Düğünlerde imkanları zorlayacak
takıların takılması, zamanla
belki o sevgiyi de yaralayacaktır.
Madem böyledir, o zaman sevgi ve
hoşgörüye dayalı şartları ve imkanları
öne çıkararak zorlaştırmamak
kolaylaştırarak hareket etmek en
iyisi olacaktır. İnanan bir insan,
“ ben kazanıyorum, istediğim gibi
harcarım” diyerek helal kazancını,
haram keyif, eğlence ve lezzetler için kullanamaz.
Kendisine verilen nimetlerin şükrünü bilmesi,
aşırılığa, israfa ve harama kaçmaması
gerekir. Allah’ ın emrettiğinden uzaklaşmaması
lazımdır.
İyi bilinmelidir ki mutluluk helaldedir.
Sadece helal kazanmak yetmez onun tasarrufu
nun da helal ölçüleri içerisinde olması gerekir.
Hem Allah’ ın verdiği nimete sahip
olmak hem de o nimeti ölçülü kullanmak da
bir emanettir. Öyleyse, o nimeti veren Rabbimizin
rızası ve emrettiği doğrultuda hareket
edersek o emanete ihanet etmemiş oluruz.
Bugün birilerinin aklına, helal denilince
makyaj, karma dans ve oynamalar geliyor.
İşin israf boyutunu hiç düşünmüyorlar. Çok
şatafatlı ve pahalı davetiyeler, onbinlerce liralıkgelinlik
ve damatlıklar, yiyip içmedeki korkunç
israf. İsrafla kurulacak yuvanın nasıl
mutlu olacağı akıllarına hiç gelmiyor herhalde.
Aile, meşrû bir kurumdur. Onun üzerine
bina edileceklerin de meşrû olması gerekir ki
zehirlenme olmasın. Rabbimizin his ve heveslerimize
koyduğu helâl daire sınırı dikkate
alındığında, dünyevî ve uhrevî bir cennet
meyvesi olan, iki dünya saadeti hasıl olacaktır.
Arzu edilen de bu değil midir?
Ölçülü, dengeli ve vasat bir halde yaşamak
kolay değildir. Halbuki hayatımızın her
zamanında ölçülü olmamız, ifrat ve tefritten
kaçınarak yaşamamız lazımdır. Esasında ölçülü
olmak istikamette olmaktır. Ölçülü olmak
aynı zamanda süreklilik ve kararlılıktır. Hayatın
her safhasında ölçülü olmalıyız. Bu da insan
karakterinin oluşmasında önemli rol oynamaktadır.
Hayatımızın her safhasına ölçüyü
koyarsak toplumda kalıcı bir iz bırakmış oluruz.
Eğer bu değerleri hayatımız boyunca taşırsak
insanlar tarafından rahmetle anılır ve
yad ediliriz.
Unutmayalım ki tarih boyunca, lüks ve
israf pislikleri içerisinde çırpınan, çırpındıkça
batan,ahireti unutan, parayı, menfaati, zenginliği
; din,iman haline getiren, israftan, saçıp savurmaktan,
gösterişten, şaşaadan, kibir ve
gururdan, evi, arabası ve cep telefonu ile övünen
ve bunlardan vaz geçmeyenler hep büyük
felaketleri yaşayıp batmışlardır.
Rabbim, bizlere ölçülü yaşamayı nasip
etsin. Âmin, Âmin !..,
Güzel söz : “ Dünya hayatında bazı insanlar
sivrisineğin sesini duyarlar ama nedense
gök gürültüsünü duymazlar.”
Selam ve saygılarımla …
Not : Mübarek Kurban Bayramı’
nın, İslâm Âlemi’ ne, ülkemize, şehrimize
ve tüm insanlığa hayırlar
getirmesini, yüce Rabbimizden niyaz
ediyorum. Müslüman kardeşlerimizin
Kurban Bayramı mübarek olsun.
Âmin,Âmin!..

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Taha Tuglular 14 Temmuz 2021 17:48

    Ders ve ibret alınacak gerçekten çok güzel bir yazı.Bu ölçüyü herkes almalı.Allah'a Karşı bir sorumluluktur.Ellerine sağlık yazar kardeşim.