GEREKSİZ SİYASET

Ali Babacan’ı AK Parti kadrolarından tanıyoruz.
Yani adamın ekonomist olduğunu
biliyoruz. Siyasette zenginsen ya
da bölgede ağa isen vekil olman kolay
ama bir meziyetin varsa bakan olabiliyorsun. Bu
adamın da bir meziyeti var tabi. Ama siyasette
bir güden birde güdülen taraf vardır. Bu güdülmeye
alışmış tarafta. Gütmeye niyetlenince de
çapı yetmedi galiba.
Adamda bir enaniyet
bir kimlik kırılmasıyla
beraber bir
üst perdeden konuşma
hevesi başladı
galiba. Ara ara takip
ediyorum mecburen.
Ne de olsa parti başkanı.
Tabi partisine
hakim olmakta biraz
zorlansa da bir partisi
var. Derdim ne bu
adamla derseniz bir
derdim yok şükür. Allah
işini gücünü rast
getirsin yolunu açık
etsin. Ama adam pirim yapacağım diye ara sıra
saçmalıyor. Sayın Erdoğan’a saldırmanın pirim
yapmak için şart olduğunu zannedenlerden.
2015’ten sonraki süreçte bakanların boş
kağıda imza attıklarını, kararnamelerin Cumhurbaşkanı’nın
arzusu dahilinde doldurulup imzalandığını
iddia etti.
Haydaa.
Arkadaş “gereksizlik yarışı” değil ki başa oynayasın.
Sen bir parti başkanısın arkadaş. Böyle
bir gafı nasılsın yaparsın? Bu topa girerken çapın,
tipin nedir bakman lazım değil mi? Karşına
aldığın insanlar ülkede bakanlık yapmış insanlar.
Adama sormazlar mı ne içtin diye? Her şeyin
bir adabı bir yolu yordamı var. Hem müfteri
durumuna düşüyorsun hem seçmenin gözünde
sorgulanır hale geliyorsun hem de mal muamelesi
görüyorsun. Gerek var mı?
Siyaset işte. Neylersin.