Gizimiz ve utancımız

Söylediği her söz, yanındaki hazır gözleyicilerce gözlenmektedir. Ma yelfızu min kavlin illa ledeyhi rakibun atidun. İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın. Kaf suresi 18. Ayetim manası böyle. Yani bizi gözetleyen kontrol eden bir sistem var. Her daim her an lafzimizi fillerimizi kaydeden bir sistem. Ama biz vatsapın derdine düşmüşüz malesef. Kimliğimizi resmimizi geçtik birde paramızı riske etmek istemiyoruz galiba. Acaba ele gecirilmesinden korktuklarımız neler. Paramız adımız yoksa eşinden kocasından hanımından yada herkesten istediklerimizmi. Neden korkuyoruz. Adımıza kurulacak şirketler batık hesaplar hapis cezaları yada adım adım takip edildiğimizmi bizi ürperten. Neden gizemli işlerin alengirli hesapların icindeyiz acaba. Zaten nere gittiğin kimle görüştüğün ne kadar takıldığın ıp numarandan telefonundan her yere kurulu kameralardan denetleniyor. Ancak bütün bunların üstünde ilahi nizam tarafından izlendiğimizi unuttuk. Aklımızda olsaydı görülmesinden korktuğumuz günahlarımıza kirli çamaşırlarımıza asla tevessül etmezdik. Madem bu konu bu kadar önemli sağ ve sol tarafımıza konulan bizi denetleyen söylediklerimizi kaydeden bir sistemi unutmamalıyız. Üç beşresim üç beş cgbyte iken datası olmayan ama bütün verileri saklayan asla kaybolma riski olmayan ilahi mgbytler ve depolar ne olacak. Orda kayıtlı o kadar veri ve hesap hendese gereken yaşantımız ne olacak. Bu gizemli halimizden kendimiz bile ürkerken asıl gizemli olan taraf neden aklımıza gelmez. Bırakın vatsabı bizi denetim altında tutan melekleri hatırlayın önce. O zaman vatsap neselesi daha kolay olacak.