NE OLACAK BU FİLİN HALİ

Kurgulanmış ve dillere pelesenk olmuş
bir hikaye vardır. Şöyle ki:
“Her milletten öğrencilere hayvanlarla
ilgili ödev vermişler ve “Filler
üzerine yazın” demişler. Herkes birşey yazmış.
Fransızlar: Fillerde cinsel yaşam, Çinliler: Fil pişirmenin
bin yolu, Etiyopyalıar: Bir fille bin kişi
nasıl doyar?, İngilizler: Safaride fil avlama teknikleri...”
Uzayıp giden listede sıra Türklere gelince
kurgu şöyledir:
“Ne olacak bu fillerin
hali?”
Evet, millet olarak
başkasının derdiyle
dertlenmeyi, başkalarının
sorunlarına çözüm
aramayı severiz ve genelde
soru kalıbımız
hep aynı olur: Ne olacak
bu ....’nın hali...
Noktalı yerleri özgürce
doldurabilirsiniz ama
bugünlük o bölgeyi
bence Erzurumspor’a
ayıralım. Evet, gerçek
anlamda ne olacak bu Erzurumspor’un hali?
Ligin başından beri zaman zaman çok kötü
futbol sergilesek de hiç bu kadar karamsar olmamıştım.
Beraberlik golünü 64’te yemiş olmasına
rağmen kalan dakikalarda yalnızca bir kere pozisyon
üretebilen, pas trafiğini bir türlü kuramayan
bu takımın sahadan başka problemleri var
gibi görünüyor. Bu durum yalnızca saha içi ile
açıklanamaz.
Futbolcularda ciddi anlamda takımdaşlık
ve isyan sıkıntısı görüyorum. Bunu tek devrelik
oyun ile açıklayamayız. Diyelim ki iyi çalışmıyorlar
ve tek devre oynayabiliyorlar. Bu durumda
0-0 iken rölantide tutularak gol aranılır ve bitime
doğru baskı artırılır veya tam tersi bir yol takip
edilir. İlk dakikalarda gol bulunur ve top hakimeyi
elde tutularak 1-0 oyunu ortaya konulur.
Biz ikisini de yapamıyoruz! Öne geçtiğimiz maçlarda
yediğimiz gollerle kaç puan verdik artık
sayamıyorum.