TL İÇİN EĞİTİM ŞART

Başlığa çıkardığım cümleyi savunan
akademisyenlerden Özgür Demirtaş,
TL’nin dolar karşısında güç kazanması
ve ekonominin hükmedebilir noktaya
gelebilmesi için ciddi bir eğitim reformuna ihtiyaç
duyulduğunu belirtiyor.
Kısa vadeli çözümlerle bir yere varılamayacağını
savunanların arasında yer alan Demirtaş,
köklü bir eğitim reformuyla
yeni bir ekonomik
temelin inşasından
bahsediyor. Bence
haksız da sayılmaz.
Memur zihniyetli,
atama beklemekten
başka işe yaramaz
milyonlarca mezun
verileceğine, mesleki
eğitimden geçirilmiş,
alanınca uzmanlaşmış,
atanmak istemeyen,
üretimden kazanabileceğine
güveni olan
yeni nesiller yetiştirmek için ciddi ve köklü bir
eğitim reformuna ihtiyacımız olduğu kesindir.
Üniversitelerimizin artık “mış” gibi yapmaktan
çıkması ve gerçekten adam yetiştirmesi gerekiyor.
Sabah kahvaltısında açlığını sergileyen
profesörlere değil, adam yetiştirmeye aç profesörler
görmeyi murat ediyoruz. Çünkü bu ülkenin
üretmeye ihtiyacı var.
Biyoloji okuyanlar böcekleri fanusta görüyor.
Ziraat okuyanlar toprağı kulaktan tanıyor.
Veterinerler bile neredeyse hayvanları videolar
üzerinden tanıyıp öğrenecekler. Bizim sahaya
inen, sınıfın dışına dokunan, hayatla yüzleşen
talebelere ihtiyacımız var.
Üniversitelerimiz kültürel faaliyetlere harcadıklarının
yarısını talebelerine tecrübe kazandırmaya
harcasa sanırım daha etkili bir yol izlemiş
olacağız. Bir yerlerde yanlış yaptığımız kesin ve
bana göre bu yanlış Özgür Demirtaş’ın da dikkat
çektiği gibi eğitim alanında...
Kendi kültürüne yabancı, batı hayranı, yabancı
ürünleri ağzının suyu akarak satın alan,
tüketen, tüken, hep tüken toplumdan çıkış yolu
köklerine bağlı, üretimi hedefleyen ve ülkesinin
değerlerini yükselten bir eğitim sistemidir diye
düşünüyorum. Kur oyunları da siyaset algıları
da yine bu yolla aşılabilir olacak.