GÜNCEL Haber Girişi : 13 Ocak 2022 13:15

YAKUTiYE MEDRESESi’NiN BANiSi HOCA YAKUT DEĞİLMİŞ!

Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim görevlilerinden Dr. Öğr.
Üyesi Gazi Özdemir, Bayburt ve Erzurum’da bulunan Yakutiye Medreseleri ile ilgili bir makale yayımladı.

Makalesinde araştırmayı üç
amaç üzerine yaptığını belirten
Özdemir, bunlardan ilkinin
Bayburt ve Erzurum şehirlerinde
Osmanlı Dönemi’nde eğitim
öğretim kurumu olarak hizmet vermiş
olan Yakutiye medreseleri ile Erzurum
Yakutiye Medresesi kitabesinde isimleri
yazılı olan Gazan Han, Olcaytu Han,
Bulugân Hatun ve Hoca Yakut’un etki
düzeylerini tespit etmek olduğunu vurguladı.
LİTERATÜR TARAMA
TEKNİĞİ UYGULANDI
Araştırmanın ikinci amacının medreselerin
Bayburt ve Erzurum’a yapılmasındaki
gerekçeleri ortaya koymak
olduğuna vurgu yapan Özdemir, amaca
yönelik özet açıklamasında “Araştırmada
nitel araştırma yöntemi, literatür
tarama tekniği uygulandı. Çalışmanın
verileri, Erzurum ve Bayburt Yakutiye
medreseleri üzerine yapılan çalışmalar
ile Başkanlık Osmanlı Arşivi ve Vakıflar
Genel Müdürlüğü Arşivindeki dokümanlardan
oluşturdu. Veriler içerik analizi ile
değerlendirildi.” ifadelerine yer verdi.
HOCA YAKUT BANİ DEĞİLMİŞ
Makalede araştırmanın sonucuna
yönelik bir özet cümleye yer veren Özdemir,
medreselerin yapımında Hoca
Yakut’un bani olmadığını ve yalnızca
medreselerin inşa süreçlerinden sorumlu
olduğunun anlaşıldığını kaydetti. Yakutiye
Medreselerinin yapımında Bayburt
ve Erzurum şehirlerinin seçilmesini
bölge insanının cesareti ve Sünnî-Şiâ
mücadelesinde stratejik konumlarının
etkili olduğu kanaatinin ağır bastığını
kaydeden Özdemir, Bayburt ve Erzurum
Yakutiye medreseleriyle ilgili işleyiş,
gelirler ve diğer alanlarla ilgili bazı bilgilerin
yeniden değerlendirilmesine ihtiyacın
olduğunun tespit edildiğini belirtti.
YAKUTİYE MEDRESELERİ
GENEL MEDRESE SINIFINDA
Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler
Derginin 25/2 sayısında yayımlanan
makalede Bayburt ve Erzurum şehirlerinde
hizmet vermiş olan Yakutiye
medreselerinin genel medrese sınıfında
yer almakta olduğunu belirten Bayburt
Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri
Fakültesi Tarih Bölümü öğretim görevlisi
Dr. Öğr. Üyesi Gazi Özdemir, şu ifadelere
yer verdi:
“Bayburt merkezinde, İlhanlılar Dönemi’nde
1310 tarihinde yaptırılan Bayburt
Yakutiye Medresesi, günümüzde
var olmamakla birlikte izini Cumhuriyet
Caddesi’ndeki Yakutiye Camii ile yaşatmaktadır.
Erzurum Yakutiye Medresesi
ise 14. yüzyılın başında eğitim kurumu
olarak başladığı görevini yenilenmiş haliyle
Türk İslâm Eserleri ve Etnografya
Müzesi olarak devam ettirmektedir. Bu
medreseler, somut ve soyut kültürel
mirasları bağlamında birçok araştırmacının
dikkatini çekmektedir. Özellikle
Erzurum Yakutiye Medresesi, bir ara
harabe haline gelmiş olmasına rağmen
geçirdiği restorasyonlarla günümüze
kadar ulaşmış olmanın verdiği avantajla
başta sanat tarihi yönüyle birçok araştırmaya
konu edilmiştir. Bu çalışmalarda
Erzurum Yakutiye Medresesinin İlhanlı
Dönemi eseri olduğu, tek katlı, sade ve
simetrik planıyla, taç kapısı, yönetim,
akademik ve öğrenci odaları, eyvanları,
mescidi ve türbesi ile Selçuklu mimari
özelliklerini taşıdığı üzerinde çoğunlukla
ittifak etmekte oldukları görülmektedir.
Ancak Bayburt Yakutiye Medresesi, 20.
yüzyılın başında yıktırılmasından dolayı
bu imkâna sahip olamamıştır. Bu sebeple
araştırmacılar, Bayburt Yakutiye
Medresesi’ne ya hiç değinmemişler ya
da herhangi bir yapı izinin bulunmaması
sebebiyle araştırmanın sınırlılığını
oluşturduğunu belirtmişlerdir. Tarih alanında
yapılan çalışmalarda ise Bayburt
ve Erzurum Yakutiye medreselerinin 16.
ve 19. yüzyıldaki betimsel analizlerinin
yapıldığı görülmektedir.”
MAKALEDE BANİLER ÜZERİNE
İLGİNÇ BİLGİLERE YER
VERİLİYOR
Araştırmada, Erzurum ve Bayburt’ta
Osmanlı Dönemi’nde hizmet veren Yakutiye
medreseleriyle ilgili olarak uzak
ve yakın dönem kaynakları ile Erzurum
Yakutiye Medresesi’nde yer alan
taş kitabelerden hareketle medreselerin
banileri hakkında bir değerlendirme
yapılmadığının görüldüğü kaydedilen
makalede, Erzurum Yakutiye Medresesi
kitabesinde isimleri yazılı olan Gazan,
Olcaytu, Bulugân Hatun ve Hoca Yakut’un
medreselerin inşa süreci bağlamında
değerlendirilmesi ve medrese
yapımına etki düzeylerinin ortaya konulması
önemli olduğu vurgulandı.
Gazan Han’ın Bulugan Hatun isimli
iki hanımının olması nedeniyle medreselerin
yapımında hangisinin etkili olduğunun
tespitinin hayli güç olduğu belirtilen
araştırmada, iki hatunun birbirlerine
karıştırılmasının en önemli sebebinin
Bulugân Hatunlara verilen Horasanî
ve Muazzama unvanlarının dönemin
kaynaklarında her zaman yazılmaması
ve uzak dönem kaynaklarının istinsah
nüshalarında da birliğin sağlanamamış
olmasından kaynaklandığı belirtildi.
HOCA YAKUT, İNŞAAT
SÜRECİYLE İLGİLENEN BİR
HÂCE İDİ
Bulughan Horasani ve Bulughan
Muazzama hakkında çıkarımların yapıldığı
makalede Hoca Yakut hakkında
da ayrıntılı bilgilere yer verildi. Gazan
Han’ın, ülkesinde başlattığı reform ve
imar faaliyetlerini yürütmesi için güvenilir,
başarılı ve uzman kişileri/hâceleri/
hocaları sorumlu olarak tayin etmekte
olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi
Gazi Özdemir, “Yakutiye Medresesi’ndeki
kitabede geçen gazanî ifadesinden
hareketle Yakut’un Gazan Han tarafından
Bayburt ve Erzurum bölgesinin
imarı için görevlendirmiş hâcelerden biri
olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Gazan
Han’ın ölümünden sonra ilhan olan Olcaytu’nun
da Gazan’ın vasiyetini yerine
getirmek ve Bayburt ve Erzurum şehirlerinde
yapılması planlanan medreselerin
inşası için Gazan tarafından görevlendirilen
Hoca Yakut’u ekibiyle birlikte
bölgeye göndermiş olmalıdır. Hoca Yakut,
bu şehirlerde Gazan Han’ın çalışma
prensipleri doğrultusunda uzman
ekibiyle medreseler için gerekli malzemeyi
tespit edip bu malzemelerin fiyat
araştırmasını yaptı.” ifadelerini kullandı.
BANİLERİ GAZAN HAN İLE
BULUGAN HATUN
Makalenin sonuç bölümünde banilerin
Gazan Han ile Bulugân Hatun olduğunun
altını çizen Bayburt Üniversitesi
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi
Tarih Bölümü öğretim görevlisi Dr. Öğrt.
Üyesi Gazi Özdemir, “Osmanlı arşiv kayıtlarının
hiçbirinde Hoca Yakut’un bani
olarak kaydedilmemesi onun Yakutiye
medreselerinin yapımına nezaret ettiği
düşüncesini güçlendirmekte ve Çam’ın
görüşünü de doğrulamaktadır. Bu medreselerin
yapımına katkıda bulunan Bulugân
Hatun Horasanî’nin isminin Bulgan,
Ilgân, Bolgana, Bulugân, Balgan
ve Bolgan şeklinde birden fazla ortaya
çıkmasında kitabedeki Arap harfleriyle
yazılı ismin okuyuş farklılığından kaynaklandığı
anlaşıldı. Moğolca samur
anlamına gelen Bulugân isminin İlhanlı
terminolojisine daha uygun olacağından
hareketle bu ismin doğru sonucuna
varıldı. Birliği sağlanması açısından
bu ismin tercih edilmesi yararlı olduğu
düşünülmektedir. Gazan’ın hayatında
olan üç Bulugân Hatun’dan Yakutiye
Medresesi kitabelerinde ismi zikredilen
Bulugân Hatun’un 25 Temmuz 1308 tarihinde
vefat eden Emir Tesuke’nin kızı
Bulugân Hatun Horasanî olduğu görüldü.”
açıklamasında bulundu.
Makalede ayrıca “Yakutiye medreselerinin
Bayburt ve Erzurum’a yaptırılmasında
Gazan’ın çocukluk yıllarında
dedesi Abaka Han’dan dinlediği İntikam
Seferi’ndeki Bayburtlunun gösterdiği
cesaret, Gazan’ın reform faaliyetlerini
yürütme arzusu ve Sunnî-Şiî çatışmasında
toplumun eğitim seviyesini yükseltme
isteğinin etkili olduğu” çıkarımında
bulunuldu.
HOCA YAKUT’UN TÜRBESİ
BAYBURT YAKUTİYE
MEDRESESİ’NDE
Erzurum Yakutiye Medresesi ile
Bayburt Yakutiye Medresesi’nin Osmanlı’ya
intikalinden itibaren birbirinden
bağımsız olarak hizmet verdiğinin
tespit edildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi
Gazi Özdemir, “Erzurum Yakutiye Medresesi’nin
yapısal formuna dair somut
izler bulunmakta iken Bayburt Yakutiye
Medresesi’ne dair ipuçlarından hareket
edildi. Bu kapsamda Bayburt Yakutiye
Medresesi’nin kapalı avlusu, taç kapısı,
öğrenci odaları, eyvanları, kütüphanesi,
mescidi ve türbesiyle Erzurum’daki Yakutiye
Medresesi formuyla benzeştiği,
ancak ondan biraz daha küçük ölçekte
inşa edildiği sonucuna varıldı. Bunun
yanında Mevlâna İbrahim Efendi’nin 7
Şubat 1695’te verdiği bilgiden hareketle
Hoca Yakut’un Bayburt Yakutiye Medresesi’nde
bulunan türbede medfun olduğu
tespit edildi. Ancak medrese ve türbe
günümüzde ayakta olmaması sebebiyle
türbenin tam yeri belirlenemedi.” ifadelerini
kullandı.
Özdemir, Erzurum Yakutiye Medresesi’nin
1857 tarihinde Anadolu Ordusu’na
askeri ambar olarak kiraya
verilmesine kadar eğitim faaliyetlerini
sürdürdüğü, Bayburt Yakutiye Medresesinin
de 1913 yılında yıkım kararı alınana
kadar eğitim-öğretim faaliyetlerini
yürüttüğünü de kaydetti. Savaş UÇAR